Teselli mi ? Telafi mi ?

Her iki kavram da var olan bir şeyin kaybedildiğini ifade eder. İkisi de birbirine benziyormuş gibi görünse de ikisi arasında ince bir çizgi ve ince bir anlam farkı vardır. Teselli, bir kaybedişin ardından, kaybedilenin yerine kazanılan bir durumun olmadığını ancak küçük bir moral ya da motivasyon sağlayabilecek hak edişin olduğunu ifade eder. Telafi ise yine bir kaybedişin olduğunu, kaybedilenin geri yerine koyulamayacağını ancak kaybedilenin yerine -onun kadar olmasa da- ona benzer bir şeyin koyulmaya çalışıldığını ifade eder. Yani biri asla yerine gelemeyecek bir şeyi ifade ederken diğeri kısmen yerine koyulabilecek bir şey ifade eder. İki kavramın ortak yönü ise her ikisinin de kaybetmeyi içermesidir. Giden gitmiştir. Büyük bir kayıpla baş başa kalma söz konusudur. Yerine bir şey koymanın Teselli edilmesi veya Telafi edilmesi yoluna gidilmiştir. Peki gidenin yerini tutar mı yerine koyulan? Ben bugüne kadar kimsenin kimsenin yerini tuttuğunu ya da bir şeyin başka bir şeyin yerini doldurduğunu görmedim. Teselli ya da Telafi niye? Giden gitti ama kalanın acısı bir nebze de olsa dinsin diye. Dindi mi? Hiç dinmedi. Sadece biraz hafifledi ama yokluk hafiflemedi. Yokluk her geçen gün ağırlaştı, yerine gelen yordu. Ne Teselli ne de Telafi olmadı. Sadece Teselli yarayı kapattı, Telafi başka yara bandı ekledi. Yine de telafi yerine teselli tercih edilir oldu. Çünkü kimsenin oluşturduğu kaosu telefi etmeye niyeti yok. Herkes teselli halinde. Yokluğa alıştırıyoruz bence birbirimizi. Varlığın yokluğu değil bu ama tamamen çözümsüzlük ve belirsizliğin yokluğu. Çözüm yok, netlik yok, telafi etme yok sadece teselli var. O da bazen. Teselli ödülü diye bir şey vardı eskiden. Ödülün yok ama tesellin var. Garip? Bir şey ya vardır ya da yoktur. Ödülün yok. Tamam. Niye teselli ödülün olsun ki? Hiç yoktan iyidir demek için herhalde. Her şey sadece belirsiz. Belirsiz olunca da çözümsüz. Çözünce bir beklenti oluyor çünkü. Ya teselli ya da telafi bekleniyor. Ama her şey genelde muallakta bırakılıyor. O yüzden seçim: teselli de değil telafi de değil. Seçim belirsiz. O yüzden ikisinin de sonunda soru işareti var, iki nokta değil. Açıklama değil, yerini doldurma düşüncesi hiç değil.